• Anasayfa
  • Tefhim-ul Kuran
  • Enfal suresi
  • Enfal 42
  • Tefhim-ul Kuran: Enfal Suresi 42. Ayet Meali

  • اِذْ
  • اَنْتُمْ
  • بِالْعُدْوَةِ
  • الدُّنْيَا
  • وَهُمْ
  • بِالْعُدْوَةِ
  • الْقُصْوٰى
  • وَالرَّكْبُ
  • اَسْفَلَ
  • مِنْكُمْۜ
  • وَلَوْ
  • تَوَاعَدْتُمْ
  • لَاخْتَلَفْتُمْ
  • فِي
  • الْم۪يعَادِۙ
  • وَلٰكِنْ
  • لِيَقْضِيَ
  • اللّٰهُ
  • اَمْرًا
  • كَانَ
  • مَفْعُولًاۙ
  • لِيَهْلِكَ
  • مَنْ
  • هَلَكَ
  • عَنْ
  • بَيِّنَةٍ
  • وَيَحْيٰى
  • مَنْ
  • حَيَّ
  • عَنْ
  • بَيِّنَةٍۜ
  • وَاِنَّ
  • اللّٰهَ
  • لَسَم۪يعٌ
  • عَل۪يمٌۙ
  • Tefhim-ul Kuran: Hani siz vadinin yakın kenarında, onlar da uzak yamacındaydılar; kervan ise sizden daha aşağıdaydı. Eğer sözleşseydiniz, kaçınılmaz olarak sözleşme yeri (veya konusu) hakkında anlaşmazlığa düşerdiniz; ancak Allah, olacağı olan işi gerçekleştirmek için (böyle yaptı) . Böylece, helak olacak kişi apaçık bir delilden sonra helak olsun, diri kalacak kişi apaçık bir delilden sonra hayatta kalsın. Şüphesiz Allah, gerçekten işitendir, bilendir.