• Anasayfa
  • Ömer Nasuhi Bilmen
  • Hûd  suresi
  • Hûd  17
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Hûd  Suresi 17. Ayet Meali

  • اَفَمَنْ
  • كَانَ
  • عَلٰى
  • بَيِّنَةٍ
  • مِنْ
  • رَبِّه۪
  • وَيَتْلُوهُ
  • شَاهِدٌ
  • مِنْهُ
  • وَمِنْ
  • قَبْلِه۪
  • كِتَابُ
  • مُوسٰٓى
  • اِمَامًا
  • وَرَحْمَةًۜ
  • اُو۬لٰٓئِكَ
  • يُؤْمِنُونَ
  • بِه۪ۜ
  • وَمَنْ
  • يَكْفُرْ
  • بِه۪
  • مِنَ
  • الْاَحْزَابِ
  • فَالنَّارُ
  • مَوْعِدُهُۚ
  • فَلَا
  • تَكُ
  • ف۪ي
  • مِرْيَةٍ
  • مِنْهُ
  • اِنَّهُ
  • الْحَقُّ
  • مِنْ
  • رَبِّكَ
  • وَلٰكِنَّ
  • اَكْثَرَ
  • النَّاسِ
  • لَا
  • يُؤْمِنُونَ
  • Ömer Nasuhi Bilmen: İmdi Rabbinden bir açık delil üzere olan ve onun tarafından bir şahid takip eden ve onun evvelinden de Mûsa´nın bir rehber ve rahmet olarak bulunan zât (dünya hayatını ve ziynetini dileyip duran kimse gibi olur mu?) O zâtlar O´na imân ederler. Ve muhtelif tâifelerden her kim onu inkâr ederse o kimselerinde vaadedilmiş olan yeri cehennemdir. Artık ondan bir şüphede bulunma. Şüphe yok ki, o Rabbinden bir haktır, velâkin insanların ekserisi imân etmezler.