• Anasayfa
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş)
  • Kehf  suresi
  • Kehf  17
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Kehf  Suresi 17. Ayet Meali

  • وَتَرَى
  • الشَّمْسَ
  • اِذَا
  • طَلَعَتْ
  • تَزَاوَرُ
  • عَنْ
  • كَهْفِهِمْ
  • ذَاتَ
  • الْيَم۪ينِ
  • وَاِذَا
  • غَرَبَتْ
  • تَقْرِضُهُمْ
  • ذَاتَ
  • الشِّمَالِ
  • وَهُمْ
  • ف۪ي
  • فَجْوَةٍ
  • مِنْهُۜ
  • ذٰلِكَ
  • مِنْ
  • اٰيَاتِ
  • اللّٰهِۜ
  • مَنْ
  • يَهْدِ
  • اللّٰهُ
  • فَهُوَ
  • الْمُهْتَدِۚ
  • وَمَنْ
  • يُضْلِلْ
  • فَلَنْ
  • تَجِدَ
  • لَهُ
  • وَلِيًّا
  • مُرْشِدًا۟
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Güneşi görüyorsun ya, doğduğu vakit mağaralarından sağ tarafa meyleder, battığı vakit de onları sol tarafa makaslar. Onlar mağaranın geniş bir yerindedir. İşte bu Allah´ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse, işte o hidayete ermiştir; kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek bir yardımcı bulamazsın.